Klasik Türk Edebiyatı

Gâlib

Mehmed Şâkir Gâlib Efendi

18291911 · 19. yüzyıl

5 BİRİNCİ BÖLÜM MEHMED ŞÂKİR GÂLİB EFENDİ’NİN HAYATI, EDEBÎ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ 1.1. Hayatı XIX. yüzyılda dünyaya gelip XX. yüzyılın başında vefat etmiş olan Mehmed Şâkir Gâlib Efendi hakkında birkaç eser dışında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Bunlarda da ayrıntılı bilgi yer almamaktadır. Mehmed Şâkir Gâlib Efendi’nin hayatı hakkındaki bilgiler İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal’ın Son Asır Türk Şâirleri, Bursalı Mehmed Tahir’in Osmanlı Müellifleri ve Mir’ât-ı Sicill-i Memurîn-i Osmâniyye’de yer almakla beraber müellifin Divan’ı da bu konuda oldukça zengindir. Hicri 1245 (1829) yılında İstanbul’un Hubyar Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir.12 El-hac İbrâhîm Hilmî Habîbullah adında bir zâtın oğludur. Anne tarafından nesli Nakşibendi şeyhlerinden olan Ubeydullah Ahrâr’a [Nâsırüddîn Ubeydullāh b. Mahmûd eş-Şâşî es-Semerkandî (ö. 895/1490)] dayanmaktadır.13 Sıbyan mektebinde başlayan eğitim hayatı Fatih Camiinde devam etmiştir. Kur’an’ı hıfzederek hâfız olmuştur. Mesnevihan Hacı Hüsameddin Efendi’nin derslerine devam etmiş, Şeyh Murad Dergâhı şeyhi Hâfız Feyzullah Nakşibendi’den mesnevihanlık icazesi alarak Firdevsi mahlasını kullanmaya başlamıştır.14 Sülüs ve nesih dersi aldığı hocası Hamdi Efendi Kur’an’dan bir fal çeker ve “vallâhu gâlibun”15 ayetinin çıkmasıyla ona Gâlib mahlasını verir. Şair divanında Gâlib mahlasını nasıl aldığını şu şekilde anlatmaktadır: 12 Mir’ât-ı Sicill-i Memurîn-i Osmâniyye’de doğum tarihi 1254 olarak kaydedilmiştir. 13 İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk Şâirleri, haz. Ayşegül Celepoğlu, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 2013, c.5, s.2225. 14 Mir’ât-ı Sicill-i Memurîn-i Osmâniyye, c.1, s.13. 15 12/21. 6 Ne tuhaf oldu bir adım Gâlib Sebebin söyleyim eyâ tâlib Hwâce Hamdî Efendi-i nâdir Emri oldu bu vech ile sâdır Hüsn-i hatdan icâzetim verecek Ki berât-ı inâbetim verecek Oldugu bir zamânda öyle edîb Misli nâdir olan erîb ü lebîb Açdı Kur’ân’dan hemân bir fâl Bu da hükm-i Hudâ-yı celle celâl Çıkdı “vallâhu gâlibun”16 emri Ki teşeffî eder hemân sadrı Didi Gâlib ola senin nâmın Rûz-ı ‘ıyd-ı felâh ola şâmın Olma zinhâr kimseye maglûb Tâlibân-ı kemâle ol matlûb Şeyh Gâlib gibi olub memdûh Olasın tâ re’îs-i keştî-i Nûh (vr.153a) Babası h.1260 (m.1844)’ta hac vazifesini yerine getirdikten sonra Bahriahmer’de boğulduğundan dolayı kimsesiz kalmıştır. Bekâr Bey namıyla bilinen Alemdâr Mustafa Paşa’nın oğlu Şeyh Kâmil Efendi’nin himayesi ve vüzera kapı 16 12/Yûsuf/ 21. 7 kethüdalarından Hacı Keşşaf Efendi’nin himmeti ile h. 1260 (m. 1844)’ta Sadaret Mektubî Kalemine kabul edilmiştir. Aynı zamanda cami ve medreselerde tahsiline devam etmiştir. Şair, h. 1265 (m. 1849)’te Meclis-i Valâ Tahirat Kalemine geçmiştir. Burada zabıt kâtipliği yaparken Yusuf Kâmil, Âli ve Fuad Paşaların takdirlerine mazhar olarak “Hoca Şakir” namıyla anılmaya başlanmıştır. Meclis-i Valâ’nın lağvedilmesiyle Cevdet Paşa’nın nâzırlığı zamanında Dîvan-ı Adliye’ye devam ettmiştir. Kadrinin bilinmemesinden dolayı memuriyetini Dâhiliye Kalemine aldırdı ancak sonrasında yine Sadaret Mektûbî Kalemine memur olmuştur. Edhem Paşa’nın Dahiliye Nâzırı olduğu sırada kıdem ve kemâline vâkıf olarak Muhâcirîn Komisyonu azalığına tayin edilmiştir. Cevâd Paşa’nın sadrazamlığı döneminde Girit ve merkezi Gelibolu olan Cezâyir-i Bahr-i Sefîd vilayetleriyle Biga sancağı kapı kedhüdalığına atanmıştır.17 Mehmed Şâkir Gâlib Efendi; tercüme-i halinde devrin önde gelen hocalarından icaze ve destur aldığını, merhum Vidinli Hoca gibi kıymetli zatların halka-i tedrisinde bulunup onların ilminden faydalandığını, bir müddet Çarşamba yakınlarındaki darü’l- mesnevî odalarından birinde geceleyerek tefsir ve hadis tahsil ettiği sırada Hoca Feyzullâh Nakşibendî’den icâze alarak mesnevîhanlık şerefine nail olduğunu söyler.18 İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal Son Asır Türk Şairleri adlı eserinde Mehmed Şâkir Gâlib Efendi’yi vefatından dokuz sene evvel midesinden rahatsız olduğu sırada ziyaret ettiğini aktarır. Şairin kendisine Kur’an-ı Kerîm’i hıfzettikten sonra her şeyi ezberlemenin kendisine kolay geldiğini, Şehnâme’nin hangi kısmını açarsak açalım ezberden okuyacağını, bir aralık Nurıosmânî Câmiinde tedriste bulunduğunu, daha sonra eski sadrazamlardan Cevâd Paşa ve Divan-ı Hümayun tercümanı Münir Paşa, Safvet Paşa-zâde Refet Bey, teşrifatçı Ferruh Efendi-zade Şefik Bey gibi yüz elliye 17 İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk Şâirleri, haz. Ayşegül Celepoğlu, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 2013, c.5, s.2225. 18 İbnü’l-Emin Kemal İnal, a.g.e, c.5 s.2226. 8 yakın zâta ders okuttuğunu, Mesnevî ve Şehnâme’yi inceliklerine vakıf olarak hatmettiğini ve şimdi yaşının seksene vardığını söylediğinden bahseder.19 Şâkir Gâlib Efendi’yi bizzat tanıyan Mahmud Kemâl İnal; onun uzun boylu, esmerce, beyaz ve kısa sakallı, temiz, düzgün ve tertipli giyinen, kravatı, kol düğmeleri, kolalı gömleğiyle çok şık ve çok süslü doksan yaşlarında bir delikanlı olduğunu söyler. 20Mahmud Kemâl İnal, meşhur kişilerin biyografilerini yazarken Şâkir Gâlib Efendi ondan kendisi hakkında da bir bölüme yer vermesini istemiş ve sekiz buçuk ay sonra tercüme-i halini içeren iki varağı ona göndermiştir.21 Şâir, 3 Şevvâl 1329 (m. 1911)’da Mirgûn (Emirgan)’daki evinde vefat etmiştir. Vasiyeti gereği Beykoz’daki Yûşa Tepesi’ne defnedilerek mezarının başına Mevlevî sikkesi konulmuştur.22 1.2. Edebî Kişiliği Mehmed Şâkir Gâlib Efendi, divan şiiri geleneğinin etkisini kaybettiği bir dönemde oldukça hacimli bir eser ortaya koymuştur. Divanın hacmiyle birlikte dönemin şiir anlayışına rağmen divanda konu çeşitliliği oldukça sınırlıdır. Mürettep olmayan bu divanda, şairin aruzu etkili bir şekilde kullandığını söylemek zordur. Ancak tüm bunlara rağmen divanında Türkçe, Arapça ve Farsça şiirlerin yer alması onu sıradan bir şair olmaktan kurtarır. Şair kendisine örnek aldığı, kendisini onlarla kıyasladığı, başta İran ve Arap edebiyatından birtakım şair ve müellifler olmak üzere birçok kişi zikretmektedir. Bunların başlıcalarını şu şekilde sıralayabiliriz: Firdevsî-i Tûsî, Harîrî, Kemâl- İsfahanî, Nizâmî, Ebû Nüvâs, Emir Hüsrev-i Dihlevî, Şems-i Tebrizî,Hemedânî, 19 İbnü’l-Emin Kemal İnal, a.g.e, c.5 s.2226. 20 İbnü’l-Emin Kemal İnal, a.g.e, c.5 s.2226 21 İbnü’l-Emîn, Şâkir Gâlib’in doksan yaşında olduğunu belirtse de doğum ve ölüm tarihlerinden ve eserinde belirttiği yaş bilgisinden yola çıkarak bu bilgide yanlışlık olduğu âşikârdır. Bkz. İbnü’l-Emin Kemal İnal, a.g.e, c.5 s.2226. 22 İbnü’l-Emin Kemal İnal, a.g.e, c.5 s.2226.

Divanları