Klasik Türk Edebiyatı
gazel #22
Neşʾe-bahş-ı âlem-i lâhût olur sahbâ-yı rûh / Nefha-i laʿl-i lebinde var ise eczâ-yı rûh
Eylemez her şîşeden izhâr-ı reng ü bûy-i feyz / Kalb-i sâf-ı ârif-i billâhtır mînâ-yı rûh
Mâverâ-yı sidre-i Rahmânı eyler nazragâh / Mihr-i mâzâgu’l-basardır dîde-i bînâ-yı rûh
Sad hased âlemde kim miʿrâc eder her subh u şâm / Şevk-ı hüsnünle o rind-i lâ-mekân peymâ-yı rûh
Perr ü bâlin sâyebân eylerdi sahn-ı mahşere / Lâne-zâd-ı Kâf-ı aşkın olsa ger Ankâ-yı rûh
Rahşiş-i şehbâli eyler mihr-i haşri tîre-nâk / Var ise şebtâb-ı dildir şemʿ-i şeb pîrâ-yı rûh
Nass-ı hattın secde-i hüsnü dile etmişti farz / Etmeden lâfz-ı cesedle iltikâ mânâ-yı rûh
Bir nefesle serteser emvâtı ihyâ eyleyip / Âleme göster nedir mâhiyyet-i fehvâ-yı rûh
Şuʿle-i dîdâr ile mahv-ı vücûd etmişti dil / Heyʾet-i tekvîne Gâlib düşmeden sevdâ-yı rûh